25 KASIM BİLDİRİSİ
Tarih: 27.11.2017| Okunma Sayısı: 585

25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ORTADAN KALDIRILMASI İÇİN ULUSLARARASI MÜCADELE GÜNÜ

25 Kasım, 1960 tarihinde Dominik Cumhuriyeti’nde Trujillo dikdatörlüğüne karşı, ülkelerinde siyasal özgürlük için mücadele eden Petria, Minerva ve Maria Mirabel kardeşlere tecavüz edilerek öldürülmelerinin, bir utanç ve insanlık ayıbının yıldönümüdür.

Kadınlara yönelik şiddetin ortadan kaldırılması ve bu konuda dünya çapında farkındalık yaratılması amacıyla 1999 yılında BM Genel Kurulu’nda 25 Kasım “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması için Uluslararası Mücadele Günü” ilan edilmiştir.

O tarihten bu yana her 25 Kasımda, dünyanın her yerinde insan hakları ve kadın örgütleri tarafından şiddetin sonlandırılması ve yaşam hakkına saygı gösterilmesi amacıyla etkinlikler gerçekleştirilmektedir.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde Türkiye’deki tabloya baktığımızda, mücadelenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamaktayız. Yapılan araştırmalara göre ülkemizde 2010 yılından bu yana en az 1915 kadın öldürülmüş olup, öldürülen her iki kadından birinin faili kocası veya erkek arkadaşıdır. Yine yapılan araştırmalar, kadına yönelik şiddetin her yaştan ve eğitim grubundan, her bölge ve gelişmişlik düzeyinden kadın için tehdit oluşturmakla birlikle, erken yaşlarda evlenen kadınlar ile boşanmış ve ayrı yaşayan kadınların daha fazla şiddet riski altında olduğunu ortaya koymaktadır.

Araştırmalar, dünya genelindeki her üç kadın veya kız çocuğundan birinin ömürleri boyunca en az bir kez fiziksel veya cinsel şiddete maruz kaldığını ortaya çıkarmıştır.

Cinsiyete dayalı şiddet Uluslararası sözleşmeler yolu ile korunan evrensel bir insan hakkı ihlalidir. Bu ihlal, kişi güvenliği hakkının, fiziksel ve manevi sağlığa sahip olma hakkının, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele ile işkence yasağının ve yaşam hakkının doğrudan ihlali niteliğindedir.

Bilinen en eski şiddet biçimi olan aile içi şiddetin ortadan kaldırılması için daha etkili, istikrarlı ve sonuca yönelik düzenlemelere ve politikalara ihtiyaç vardır. Bu düzenlemeler ve politikaların süratli biçimde hayata geçirilmesi ise son derece mühimdir. Yoksulluk ve düşük sosyo-ekonomik statünün sorunları daha da artırdığı gerçeği karşısında, bu alana yönelik daha etkin düzenleme ve uygulamalara ihtiyaç duyulduğu açıktır.

Kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırmak her ferdin sorumluluk üstlenmesi gereken bir mücadele alanıdır. Zira, küresel düzeyde bir insanlık sorunu olan şiddet ortadan kaldırılmadan insan haklarından ve barıştan söz edebilmek olanaklı değildir.

Kastamonu Barosu olarak biz de, bu sorumluluk gereği hukuki yardıma ihtiyacı bulunan ancak maddi durumu iyi olmayan kimselere gerekli değerlendirmelerin ardından hukuki yardımda bulunmaktayız. Bu konuda özellikle Adli Yardım Kuruluna başvuran kadınların sorunlarına hassasiyetle yaklaşılmakta ve en üst derecede hukuki destek sağlanmaya gayret göstermekteyiz.

Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın ve şiddetin son bulduğu, kadının eğitim, sağlık ve sosyal imkanlardan en üst seviyede yararlandığı ve hayatın içinde hak ettiği şekilde yaşadığı bir ülke ve dünya dileğiyle, kadın haklarının korunması ve kadına karşı şiddetin her türünün ortadan kaldırılması yolunda azimle yürümeye devam edeceğimizi basına ve kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.25/11/2017

KASTAMONU BAROSU KADIN HAKLARI KOMİSYONU

21.09.2018
AV. MEHMET ÇİFTÇİ
BARO BAŞKANI

BARO LEVHASI


© Web sitesi hizmeti Türkiye Barolar Birliği tarafından verilmektedir.