KASTAMONU
BAROSU
Gezinti Bağlantılarını Atla
 
 
  
 
EkimKasımAralık
PztSalÇarPerCumCmtPaz
303112345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930123
45678910
AVUKATLAR GÜNÜ
Tarih: 03.04.2014 23:00:00 | Okunma Sayısı: 1402 | | |

 


Savunma ordusunun neferleri, çok değerli meslektaşlarım;

 

Öncelikle avukatlar günümüzü şahsım ve Kastamonu Barosu adına kutluyorum.

Hukuk, haklı olan zayıfı, güçlü olan haksıza karşı savunmak için vardır. Dünyaya şöyle bir göz attığımızda, güçlü devletlerin güçsüz devletleri ezdiğini, onların zenginliklerini sömürdüğünü görmekteyiz. Uluslararası hukuk kuralları ile bu sömürü engellenmeye çalışılmaktaysa da, maaselef bu hukuk kurallarını uygulayacak olanlar yine güçlülerin olduğu düşünüldüğünde, sömürünün bir türlü önünün alınamadığı da bir gerçektir. Ve maalesef bu gün birçok dost ve kardeş ülke çok büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Buralarda ya silahla ölümler veya çok ciddi boyutlarda açlık ölümleri yaşanmaktadır.

Ülkemizde de geçmişten bu güne, evrensel hukuk kurallarının, temel hak ve hürriyetlerin dönem dönem ihlal edildiğini görmekteyiz. Buna bağlı olarak ta, yapılan araştırmalarda halkın hukuka olan güveninde dikkate değer düşüşler görülmektedir.  

Hukuk devletinin temel taşı bağımsız yargıdır. Bağımsız yargının da olmazsa olmazı bağımsız savunmadır.

Hukuka hak ettiği, duyulması gereken güveni tam olarak sağlamak için veya bir başka değişle demokratik hukuk devleti olabilmek için, öncelikle kuvvetler ayrılığı ilkesine lafta değil özde inanmamız ve uygulamamız gerekmektedir. Bir devlet içerisinde gerçek manada hukukun üstün olduğunu söyleyebilmek için, iç hukuk normlarının Evrensel Hukuk Normlarına uydurulmuş ve devletin tüm mekanizmalarının da önceden tespit edilmiş bu normlar çerçevesinde işletilmesi gerekir. Hukuk kuralları tüm bu mekanizmaların üstünde olmalı ve keyfi davranışları engelleyebilmelidir.

Son dönemde demokratik hukuk devleti adına, adelet adına yapılan gelişmelerden bir kısım siyasi endişelerle, geri adım atıldığını üzülerek gözlemlemekteyiz. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili kanun değişikliği, Sosyal Paylaşım Sitelerinin Kapıtılması kararları, Adli Kolluk Yönetmeliğinde yapılan değişiklikler, Ceza Muhakemesi  Kanunda yapılan bir kısım çelişkili değişiklikler bunlara örnek olarak gösterilebilir. Buna mukabil olumlu gelişmelerinde yaşandığı bir gerçektir. Özel yetkili mahkemelerin kapatılması, tutukluluk sürelerinin kısaltılması gibi.

Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde, biz inanıyoruz ve inanmak istiyoruz ki, en kısa sürede bir bütün olarak ADALET kurumuna olan güven en üst düzeyde yeniden tesis edilecektir, edilmelidir.

Çünkü; güçlüye karşı zayıfın ve mazlumun sığınacağı son kapı adelet kapısıdır. Yargı kapısıdır. Bu güveni en üst düzeyde yeniden tesis etmek için, Yasama ve Yürütmeye düşen görevden çok ama çok daha fazlası YARGIYA düşmektedir. Yargının; evrensel hukuk kuralları ile donanımlı, toplumun değer yargılarına saygılı, demokratik eğilimlere duyarlı, tarafsız ve bağımsız olması gerekir. Ancak bu durumda hem halk nezdinde hak ettiğini güveni yakalar, hem de diğer güçlere karşı koyabilir. Bu taktirde, temel hak ve hürriyetleri teminat altına alabilir, sosyal barışı ve huzuru sağlayabilir. 

İşte bunun için, her zaman söylemekteyiz; bir ülkenin bağımsızlığını korumak kadar, adaletinin bağımsızlığını da korumak gerekir. Adalet herkese, her zaman lazımdır.

Yukarıda arz ettiğim üzere savunma ve savunmayı icra eden avukatlar adaletin temini bakımından, yargılamanın mutlak ve ayrılmaz unsurlarıdır. Aksi halde, savunma hakkı kısıtlanmış bulunan bir kişi ile ilgili verilen karar, ne kadar hukuki olursa olsun hiçbir zaman adil olmayacaktır.  Adalet dağıtmak dünyanın en nazik işi olduğu kadar, en onurlu işidir. Bu nedenledir ki, bir saat adaletle hükmetmek, bin yıllık nafile ibadetten hayırlı kabul edilmiş, bunun için en büyük övgülerin adaletin keskin kılıcına yöneltildiği kabul olunmuştur.

Adalet teşkilatının sorunlarının olduğu gibi, adaletin bir parçası olan savunmanın da, kendine özgü ayrı sorunları her geçen gün büyüyerek devam etmektedir.

Kısaca özetlemek gerekir ise;

 

Öncelikle, tüm devlet birimlerinin savunma mesleğine olan bakış açısını değiştirmesi gerekir. Biz Yargının kurucu unsuruz. Biz Yargıyı engelleyen değil, verilen kararın meşruiyetini ve adaleti sağlayan temel taşız. Bu nedenle,

-          Barolarca ve Türkiye Barolar Birliğince kabul edilebilecek Çağdaş bir avukatlık kanunu en kısa sürede meclisten geçmelidir.

-          CMK ve HMK görevlendirmeleri angarya olmaktan çıkartılmalıdır.

-          İddia ve savunma mutlaka eş güçler olarak düzenlenmelidir.

-          Avukatların can güvenliğini sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

-          Yasal düzenlemeye rağmen, resmi kurumların avukatlara evrak vermeme direnişine dur denilmelidir.

-          Kamu avukatlarının haklarının teminat altına alınması bağlamında baroya kayıtları zorunlu olmalı, özlük hakları avukatlık kanunu ile düzenlenmeli, tüm kurum avukatlarının özlük haklarında yeknesaklık sağlanmalıdır.

-          Uluslararası avukatlık şirketlerinin ülkemizde çalışması mutlaka engellenmelidir.

Bu duygu ve düşüncelerle;

 

HERKES İÇİN ADALET, ADALET İÇİN AVUKAT” avukatlar günümüzü şahsım ve Kastamonu Barosu adına tekrar kutlar, daha güzel, daha adil ve SAVUNMANIN daha güçlü olduğu yarınlarda buluşmak üzere saygılar sunuyorum.

 

                                                                                              Av. Mehmet ÇİFTCİ

                                                                                              Kastamonu Baro Başkanı

 

 


23.11.2017 Perşembe